Tarih ve Arşiv
1995 Hanshin-Awaji Depremi: Kobe'nin Sabahı ve Japon Afet Politikasının Dönüm Noktası
17 Ocak 1995'te Kobe'yi vuran deprem, modern bir şehrin çöküşü, gönüllülük kültürünün doğuşu ve Japonya'nın afet yönetimini kökten değiştiren dersler.
17 Ocak 1995 sabahı saat altıya yaklaşırken Awaji Adası’nın kuzeyindeki bir fay kırıldı ve Kobe ile çevresi büyük bir sarsıntıyla yıkıldı. Depremde altı bini aşkın kişi hayatını kaybetti. Japonya için bu olay yalnızca bir afet değil, ülkenin kendine dair varsayımlarını gözden geçirdiği bir dönüm noktasıdır.
Kobe, modern bir liman kentiydi. Otoyollar, tren hatları, yüksek yapılar ve gelişmiş bir altyapıya sahipti. Bu altyapının çökmesi, Japon kamuoyunda teknik güvenceye duyulan güveni sarstı ve afet politikasında köklü değişiklik başlattı. Japonya’da yaşayan bir yabancı için bu dosya, bugünkü kuralların neden bu biçimde olduğunu açıklar.
Sabahın ilk saatleri
Deprem, sığ odaklı ve şehrin hemen altındaki bir fay üzerindeydi. Bu tür depremlerde enerji dar bir alanda yoğunlaşır ve yer hareketi çok şiddetli olur. Kobe’nin uzun ve dar coğrafyası, dağ ile deniz arasında sıkışmış yapı stoğu, hasarı yoğunlaştırdı.
En ağır hasar, eski ahşap konutlarda ve zayıf zeminlerde oldu. Ağır kiremitli çatılar ve zayıf alt kat düzeni bulunan yapılar, ilk saniyelerde çöktü. Can kayıplarının büyük bölümü bu çökmelerde meydana geldi ve büyük kısmı ilk dakikalarda gerçekleşti.
Kentin ulaşım omurgası da zarar gördü. Yükseltilmiş otoyolun devrilmesi, olayın simgesel görüntüsü hâline geldi. Demiryolu hatları, liman rıhtımları ve su, gaz, elektrik şebekeleri koptu. Bu kopuş, müdahaleyi doğrudan zorlaştırdı.
Sabah saatlerinde çıkan yangınlar, su basıncının düşmesi nedeniyle sınırlı biçimde söndürülebildi. Dar sokaklar itfaiye araçlarının girişini engelledi. Yangın, 1923’te olduğu gibi ikincil ama belirleyici bir tehlike olarak yeniden ortaya çıktı.
Kurtarmanın gerçeği
Kobe’nin en çok alıntılanan bulgusu şudur: enkaz altından kurtarılanların büyük çoğunluğu, resmî ekipler tarafından değil komşuları ve aile üyeleri tarafından çıkarıldı. Bu bulgu, Japon afet politikasının merkezine yerleşti.
Bunun nedeni basittir. Büyük bir afette resmî ekipler aynı anda her yerde olamaz; yollar kapalı, iletişim kesik ve talep kapasitenin çok üzerindedir. İlk saatlerde bölgedeki insanlar tek etkin kaynaktır.
Bu nedenle Japonya’da afet eğitiminin merkezinde üç kavram bulunur: kendini koruma, karşılıklı yardım ve kamu yardımı. Bu bir öncelik sıralaması değil zaman çizelgesidir. Kamu yardımı gelene kadar ilk iki halka çalışır.
Pratik sonuç, mahalle bağlarının afet hazırlığının parçası olmasıdır. Komşunuzu tanımak, hanenizde kaç kişi olduğunu bilinir kılmak ve mahalle tatbikatına katılmak, teknik bir önlem kadar somut bir hazırlıktır.
Gönüllülük yılının doğuşu
1995, Japonya’da gönüllülük yılı olarak anılır. Afetin ardından ülke genelinden bir milyondan fazla insan bölgeye gönüllü olarak gitti. Bu ölçekte kendiliğinden bir seferberlik, o güne kadar görülmemişti.
Deneyim aynı zamanda gönüllülüğün örgütsüz hâlinin sınırlarını gösterdi. Koordinasyon eksikliği, bazı alanlarda yığılmaya, bazılarında boşluğa yol açtı. Bu ders, sonraki yıllarda gönüllü koordinasyon merkezlerinin kurumsallaşmasına yol açtı.
Yasal düzeyde de sonuç doğurdu. Kâr amacı gütmeyen kuruluşların hukuki statüsünü düzenleyen mevzuat bu dönemin ardından çıktı. Sivil toplumun afet yönetimindeki rolü resmen tanınmış oldu.
Japonya’da yaşayan bir yabancı için gönüllülük, topluma katılmanın en doğrudan yollarından biridir. Yerel afet gönüllülüğü, dil düzeyi orta olan biri için bile erişilebilir bir katılım alanıdır.
Yapı yönetmeliği ve güçlendirme
Depremden sonra yapı standartları ve mevcut yapıların güçlendirilmesi ulusal öncelik hâline geldi. Özellikle 1981 öncesi standartlara göre yapılmış binaların sismik değerlendirmesi ve güçlendirilmesi için programlar başlatıldı.
Bu tarih, Japonya’da ev arayan bir yabancı için doğrudan pratiktir. Bir binanın hangi yönetmelik döneminde yapıldığı, sismik performansı hakkında ilk göstergedir. Emlak ilanlarında yapım yılı bu nedenle önemli bir bilgidir.
Güçlendirme programları kamu binalarında, özellikle okullarda hızla ilerledi. Okullar aynı zamanda tahliye merkezi işlevi gördüğü için, bu yapıların dayanıklılığı iki kat önemlidir.
Konutlarda ise ilerleme daha yavaştır çünkü karar mülk sahibine aittir. Belediyeler sübvansiyon ve ücretsiz değerlendirme programlarıyla teşvik uygular. Kiracıysanız bile binanın yapım yılını ve varsa güçlendirme kaydını sormak makul bir taleptir.
Hafızanın kurumsallaşması
Kobe’de kurulan afet azaltma ve hafıza merkezi, deneyimi belgelemek ve aktarmak üzere kuruldu. Merkez hem müze hem araştırma kurumu işlevi görür ve dünyanın farklı ülkelerinden uzmanlara eğitim verir.
Hafızanın kurumsallaşması, afet politikasında sıkça küçümsenen bir konudur. Bir dersin öğrenilmesi yetmez; kuşaklar arası aktarımı sağlanmalıdır. Otuz yıl sonra aynı hataların tekrarlanmaması, ancak kayıt ve eğitimle mümkündür.
Kobe’nin bir başka mirası, 17 Ocak sabahı düzenlenen anma etkinlikleridir. Bu etkinlikler, kaybı anmanın yanı sıra hazırlığı hatırlatan bir işlev de görür. Japonya’da afet anmaları çoğu zaman eğitim programlarıyla birlikte yürütülür.
Bu deneyimin uluslararası boyutu da vardır. Kobe’den çıkan bilgi, 1999 Marmara depremi sonrası Türkiye’ye aktarılan birikimin de kaynağıdır. Bu bağı 1999 Marmara depremi ve Japonya dosyasında ele alıyoruz.
Bugün ne yapmalı
Kobe’den çıkarılacak en somut ders, hazırlığın ilk saate odaklanmasıdır. Enkaz altında kalmamak için mobilya sabitleme ve güvenli oda düzeni; enkaz altında kalınırsa bulunabilmek için düdük ve komşuluk ilişkisi.
İkinci ders, ev seçimidir. Zemin türü, yapım yılı, kat düzeni ve çıkış yolu, kira kararında fiyat kadar önemlidir. Belediyelerin zemin ve tehlike haritaları bu değerlendirmeyi yapmayı mümkün kılar.
Üçüncü ders, kesinti senaryosudur. Su, gaz ve elektriğin günlerce gelmeyeceği bir düzeni önceden kurgulamak gerekir. Ayrıntılı liste için afet hazırlığı dosyamıza bakabilirsiniz.
Dördüncü ders, katılımdır. Mahalle tatbikatına katılmak, komşularla tanışmak ve yerel afet örgütlenmesini bilmek, en düşük maliyetli ve en yüksek getirili hazırlık adımıdır.
Birincil kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirmedir; kişiye özel göç, hukuk, vergi, yatırım, sigorta, sosyal güvenlik veya sağlık danışmanlığı değildir. Kurallar ve süreler değişebilir; güncel koşulu resmî kurum ve yetkili uzmanla doğrulayın.